
Altivi, geçtiğimiz yıl internet üzerinden ihale yaptıklarını belirterek pazara girdi. Pek çok kesim tarafından eleştirilen Altivi, kendini “biz farklıyız” diye tanıttı. Gelen eleştiriler farklı şekillerde tartışıldı.Nihayet tüketicilerden gelen şikayetler üzerine mali polis tarafından takibe alındı. 3 ay süren takip sonunda ortaya çok çarpık bir tablo çıktı.
altivi.com adresindeki internet sitesi, arabadan beyaz eşyaya kadar çeşitli ürünleri, piyasa fiyatının yüzde 70′i kadar ucuza satışa çıkardığını duyuruyordu. Ancak kurdukları bir şebekenin yeniden kendilerine dönüşümü sağlanmaya başlandı. Sistemin şöyle işlediği ortaya çıktı:
Merkezi Beşiktaş’ta bulunan şirket, ihaleye çıkardığı ürünleri kurduğu şebekeyle en yüksek fiyatı verdiriyordu. Böylece, ürün tekrar şirkette bıraktırılıyordu. Şirket yöneticileri, bu yolla ihale katılımcılarından topladığı ihale katılım ücretleriyle 2 yıl gibi bir süre içerisinde milyonlarca liralık vurgun gerçekleştirdiği iddia edildi.Örneğin piyasa değeri 46 bin 960 YTL olan Mini Cooper marka otomobil, sitede yüzde 70 ucuza, 14 bin YTL tavan fiyatla artırmaya çıkıyor. Açık artırmaya katılmak isteyenler 20′şer YTL katılım ücreti ödeyip, 14 bin YTL’yi aşmayacak tek bir teklifte bulunuyor.
Kişi sayısı 3 bin 100′ü bulunca teklifler açılıyor. Bu sistemde önemli olan kimsenin teklif etmediği en yüksek rakamı tutturmak gibi gözükse de en yüksek rakamı veren katılımcının teklifinin aynısı şebeke üyesi tarafından veriliyor ve rakamı birden fazla kişinin teklif etmesi nedeniyle, bir alttaki tek ve benzersiz en yüksek fiyatı veren kişi ürünü satın alıyor. Bu şahıs da şebekenin elemanı oluyor. Böyle bir ihalede ihaleye katılan ve elenenlerin parası şirketin kazancı olurken, örneğin 3 bin 100 kişiden 20′şer YTL toplandığı için Altivi, 62 bin YTL kazanmış oluyor.
kaynak http://www.ekoyol.com/haber/20080529/Kendi-ihalelerine-fesat-karistirmislar.php




Yapılan faaliyetlerle elde edilen para nerede? Bu, finansal suç geliri aklaması değilmi? Böyle elde edilen paralar genelde borsa aracı kurumlarda offshore hesaplar üzerinden aklanıyor. Gözaltına alınanların borsa aracı kurumlarda bulunan görünmeyen offshore hesapları ve hesapları incelenmeli. Bu kişiler “adli ceza alsak bile ertelenir, önemli değil” diye düşünürler. Önemli olan bu yolla elde ettikleri paraların yanlarına kar kalmaması. Bu konuda SPK’ya ve MASAK’a görev düşüyor.