Ana Sayfa » Bv-Genel

Ah biraz yalnız kalabilsem…

8 Şubat 2008 Yorum Yok

Artık eskisi kadar yalnız kalamadığımı fark ettim.  Hatta daha da kötüsü yalnız kalmaya fırsat bulamadığımı… Gitgide çoğalıyorum ve bu benim gibi serseri ruhlu biri için hayra alamet değil…  Aynaya bakıp, eskisi kadar temiz ve masum olmadığımı söylesem kendime itiraz edemeyebilirdim belki ama eskisi kadar yalnız olmadığımı söyleyip buna itiraz edememek beni çok korkuttu…

Bir zamanlar “insanlar içinde insanlara hasret yaşayan” bir ruh olarak, kendimi yalnızlığıma karşı oldukça mahçup hissettim… Çünkü o benim yoksulluğumu paylaşmaya razı olan tek arkadaşımdı… Moralim çok bozuk olduğunda “bütün dostlarım çıksın” dediğim zaman bile o hep yanımda kalırdı. Severdim arsızlığını….

Şiire meyletmiş her hasarlı ruh gibi ben de kendi yalnızlığıma âşıktım ve ona sarılıp yatmaya doyamazdım…

Aslında bizim yalnızlık dediğimiz hal, insanın kendisiyle konuşabildiği, sevişebildiği veya dövüşebildiği andır ve gerçek anlamda yalnızlık değildir, bilmem farkında mısınız?

Bizim yalnızlık dediğimiz şeyin ötesidir asıl yalnızlık. İnsan oraya yaklaştıkça kendisiyle konuşabilmek için ayna arar çıldırasıya bir hırsla… Varlığın acısının bile ne büyük nimet olduğu o anlarda fark edilir. Sınırları zorlamış biri olarak insanın kendi yalnızlığına hasret kaldığı o anları az çok bilirim.   Hiç kimsenin aklını muhafaza ederek ulaşması mümkün değildir oraya…

Allah kimseyi de yaklaştırmasın zaten. Her insan kendine yetebilir çünkü. Eğer barışıksa sevişir kendisiyle, kavgalı ise dövüşür ama oyalanır gider sonuçta…  

O kadar çok severdim ki yalnızlığımı, “Sardı mı,  yalnızlık gibi sarmalı insanı sevda içten ve dıştan iliklerine kadar sırılsıklam…” demekten geri kalmamıştım…

Bir çok adı vardı yalnızlığımın, kimi çağırsam o gelirdi…

Şimdi o mu gelmiyor ben mi onu çağırmıyorum, emin değilim ama birbirimizden ayrı düştüğümüz kesin… 

Evet, tahmin ettiğiniz gibi, şiir kitaplarımı karıştırdım dün akşam ve bu hislere gark oldum. Yalnızlığıma bir göz kırpmak istedim. Bakalım vefasızlığım karşısında nasıl bir tavır takınacak…

Ama merak etmeyin, nazlansa da gönlünü alırım sanırım. Çünkü sevgililer günü  geliyor…

Sevgiler Günü dedim de aklıma geldi!

 Of, of! Gönlünü almam gereken ne çok sevgilim var benim yahu!  Tek sevgilim o olsa neyime yetmiyordu oysa… Ama tuttu onu layıkıyla sevebileceğimi ispat için önce kendimin dışında bir insanı layıkıyla sevmemi şart koştu… Ve karıştı ortalık… Ya yüzüme gözüme bulaştırdım ben bu işi ya da ziyadesiyle başardım. Bilemiyorum…

Şimdi kafamı toplayıp, listeyi düzenlemem gerekiyor…  

Ah biraz yalnız kalabilsem…

Yaşar İliksiz

Konuyu aşağıdaki bağlantı listesinden kayıtlı olduğunuz hesaba giriş yapabilir, ilgili yazıyı paylaşabilirsiniz...

Sizinde Yorumunuzu Alalım!

insan

Yorumlarınıza Etiket Ekleyebilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>